Fear the Walking Dead 1. Sezon İnceleme ve Yorumum

Yazıma the Walking Dead 1. sezon izlediğinizi farz ederek başladığımı belirtmeliyim. Öncelikle Fear the Walking Dead  dizisi, the Walking Dead’in yan dizisi olarak duyurudu ve Rick Grimes karakterini canlandıran Andrew Lincoln’un hastahane odasında uyanması ile salgın arasında yaşanan medeniyetin çöküşünü konu edineceği öğrendik. Daha doğru ifade etmek gerekirse böyle bir konu vadedildi.

Yorumlarıma geçmeden önce oyuncu kadrosundan bir kaç karakteri tanıtmak istiyorum. Karakter incelemelerinden dizi hakkındaki yazımın devamı hakkında yorumlarımın gidişatını anlayacaksınız. Bu arada bol bol The Walking Dead ile kıyaslayacağımı tahmin etmiyorsunuzdur.
fear walking dead yorumKamera40’da ilk inceleme yazım yüksek bir beklenti ile 2015 yılında televizyonda boy gösteren Fear the Walking Dead ile oluyor. Haydi bakalım 🙂

Kısaca karakterlerin kısaca akılda kalan vurucu bir kaç özelliklerine değineceğim. Geniş bir karakter incelemesi değildir.

 Travis Manawa ;  1. sezonu izleyip bitirdikten sonra bu karakterin neden var olduğunu sorguladığım kişidir kendileri.  Sezon sonunda ne sağlıklı bir karakter gelişimi izledik nede TWD’nin Rick Grimes rolüne bürüneceğini çıkartabildim.Ne demek istiyorum izah edeyim. Sevgi pıtırcığı olmasa da good man diyebileceğimiz bir karakter, kendilerini korumak için orada olan bir askere işkence edildiğini öğrenince en küçük bir tepki vermiyor.  Sanki her gün bodrumda askere işkence edermişçesine oldukça normal karşılayıp hayatına devam ediyor. Karakter analizi yapmak istemiyorum açıkcası burada bitiriyorum. Ortada nereye koysan orada kalacak bir karakter olarak duruyor an itibari ile.

Travis karakteri Cliff Curtis tarafından canlandırılıyor onu da belirteyim. Cliff Curtis’in kariyerine bakarsanız oyunculuk becerilerinin üst düzeyde olmadığını zaten biliyoruz. Ek olarak kendisine yazılan rollerdeki kimi tutarsızlıkları ve karakter gelişiminin garip şekilde ilerliyor olması da ayrı bir konu.

 Madison Clark; İtiraf edin ne yapıyorsun sen Madison demediniz mi izlerken. 1. sezonun kesinlikle ama kesinlikle en düz oyunculuk sergileyen karakteridir kendileri. Kim Dickens tarafından canlandırılır.  Sanki “ben sete yanlışlıkla geldim pardon” tarzı bir oyunculuk sergilemektedir kendisi. İzlerken fark etmemek mümkün değil. Sanki 2015 yılında jest, mimik gibi kavramlar keşfedilmemiş gibi davranmaktadır. Detay vermeyeceğim yeri geldiğinde değinirim yazının devamında

Lisa; Şahsen dizide en beğendiğim karakter. İyi bir anne ve hemşire olmaya çalışan, insanlara yardım etmek isteyen mücadeleci bir karakter. Finalde izleyicileri ağlatalım diye feda edilse de boşandığı Travis tarafından en kibar ifadeyle odun gibi vurulmuştır.

Ofelia; Alicia’nın yaşı küçük yetişkin biri ile aşk yaşarsa tepki alırız diye diziye eklenmiş izlenimi veren bir karakter. Dizide konu ilerletmek gerekirse kullanırız diye düşünülmüş gibi. Belli mi olur içinden bir The Walking Dead Carol’da çıkartabilirler.

Nick Clark; Uyuşturucu problemi olan ve 1. bölümde ilk tanıtılan karakter ve Frank Dillane tarafından canlandırılmaktadır. Demeden geçemem korsan Dicaprio havası var  oyuncuda zaten haksız mıyım?

Nick karakteri çekirdek kadro içerisinde aylaklar ile karşılaşan ilk kişi. Bunun yanında kendisini öldürme çalışan uyuşturucu satıcını da öldürerek çekirdek kadronun elini kana bulayan ilk oyuncumuz oluyor. Karakter hakkında tahminde bulunmak zor 1. sezon itibari ile. Çünkü sıkça uyuşturucu bağımlısı olması vurgulanıyor. Bir iki derken biraz fazla üstünde durulduğunu düşünüyorsunuz. Tahminim 2. sezon için karakterin gelişiminde bu konu üzerinde duruluyor. Özellikle can alıcı olan annesi ile konuşerken herkesin artık dünyayı onun gördüğü gibi görmeye başladığını söylediği sahneler oldu ki belki de Nick karakteri için 1. sezonda kurduğu en etkileyici, mantıklı ve anlamlı gelen sahnelerdi.
Daniel Salazar; İsmi Karayip Korsanları’ndan fırlamışa benzeyen bu karakter cidden isminin hakkını veriyor. Piskopatlık ölçüsünde ailemi  hayatta tutmak için her şeyi yaparım modunda gezmekte kendisi.( Bu karakter hakkında eleştirim var az sonra)

Alicia Clark; Bu karakter dizinin en garip karakteri olduğunu düşünüyorum. TWD izleyip oradaki vahşeti yaşamış olanlar bana hak verecektir. Karakter salgın devam ederken kulaklığı takip ailesine trip atarak arabaya binen bir şekilde yazılmış. İzlerken  cidden “Alicia ne yapıyorsun aşkına dedim resmen. Tamam salgının ilk günleride olsa izlerken sinir bozucu oluyor.

Chris; Travis’in boşanmış eşinden bir çocuğu olsun ki dramalardan drama yaşatalım diye var olmuş bir karakter tahminim.

Strand; Süprizlerle dolu olduğu belli, gizemli ve olayı çözmüş izlenimi veren bir karakter. Asıl hikayesini 2. sezonda öğreneceğiz tahminim.

Başlıyorum …

Cobalt’dan sonra ikinci bir The Walking Dead evreninde geçen bir dizinin keyifli olma ihtimali bile beni heyecanlandırmıştı. Özellikle salgının ilk günleri ve nasıl ortaya çıktığını hepimiz merak etmiyor muyduk ? Fakat tüm bu merakımız sezon sonunda anladık ki devam edecek. Fear the Walking Dead salgının nasıl çıktığını izah etmek bir kenara dursun daha fazla soruyu beraberinde getirdi. Yeri geldikçe bu soruları ben cevaplandırmaya çalışacağım.

Matrix’deki Neo’un aklı başında halidir. “dünyada neler oluyor” kafasında iken doğru çıkarımlar yaparak hayatta kalmak için mantığını kullanan bir şahıs. Dizideki Strand’ı hariç tutun belki de en aklı başında karakter. Bu yüzden resmini eklemeye değer görüyorum.

Öncelikle dizide salgının zamanla yayılması ilk 3 bölümün ana konusu. Bölümlerin karakter tanıtımını es geçerek yazıyorum ki şu konuyu anlayamadım. 2015 yılında bir bilginin özellikle sosyal medya da yayılması saniyeler sürüyorken dizide sadece 1 karakter konunun ciddiyetini idrak ediyor ve malzeme stokluyor. O karakterde figüran olarak izledik ve şahsen dizide benim en sevdiğim karakterlerden birisi. Akıl yürüterek sonuca ulaşması keşke seni daha fazla görsek desemde bir daha göreceğimizi zannetmiyorum.

Elbette salgın sırasında yaşanan trajediyi bekledim ama o sahneler havada kaldı. Madison sanki koltuğunu kıskanmışçasına gibi okul müdürünü ruhsuzca  öldürmesi bende pek heyecan uyandrmadı. Kulaklık takarak hayatını sürdüren Alicia’dan sonra pek çarpıcı gelmiyor bana bu sahneler.

Nerde bu devlet ?

Bu soruyu dizi boyunca merak etmektesiniz sürekli. Amerikan ordusu nerede ne yapıyor. Bir sahnede toplamda 10 askerden fazlasını göremiyorsunuz. Hiç bir sahnede aylaklara karşı mücadele edip saldıran bir sekans mevcut değil. Dizi bir anda sizi salgından kurtulmuş 1 avuç insan ve ordudan kalanları izletiyor. Vahim olan ordunun savunma haricinde ne yaptığına dair bilgi de gelmiyor izleyicilere. Ben hiç olmassa 1 bölüm sadece kamu yönetiminin çöküşünü bekledim ama beklemekle kaldım. En azıdan karakterlerin bir White House basın açıklamasını izlediğini görseydik, “başkan “bizden buraya kadar hakkınızı helal edin” deseydi 🙂 vurucu olmaz mıydı o sahneler?

Gelelim Şu Malum Sahnelere

Değinmek istediğim 3 konu mevcut. Aslında yazının başında daha fazla konuya değinme planım vardı ama bu  sahneyi yorumlamadan Fear the Walking Dead 1. sezon yorumlamış olamam. Kalan konuları gelecek haftalarda güncellerim yakında.

İlk olarak Salazar konusu; abi sen ne kadar ruhsuz piskopat çıktın. Sanki dünyada medeniyet çöksede kızıma iyilik yapan ve ona aşık adama işkence etsem diye bekliyor karakter. Bu arada daha medeniyetin çöktüğünü de bilmiyor oda apayrı bir mesele zaten. İşkence ettiği asker de işbirliğine hazır olduğu halde Salazar tarafından işkence görüyor. Pes dedim içimden ama dizide aşırı göz batmıyor hastane sahnesinden sonra

Sorgudan sonra askerden bilgileri alan ve bombalanacaklarını öğrenen grubumuz  güvenli bölgeyi terkederken sözde duygusal bir sahne var hatırlayın. Arabayla orayı  terkederken evde pencereden aileleri görüyorlar. Güzel düşünülmüş ama giderken neden sabah buranın bombalanacağını kimseye söylemiyorlar? Cevabı yok. Giderken güvenli bölgenin kapısını açık bırakıp gitmelerini dizi bize ısrarla gösterdi. Neden ? Neden kapı açık bırakıyorsunuz aylaklar saldırsın diye mi veya nasıl olsa bura bombalanacak aman banane mi diyorlar anlamadım.

Gelelim işte o sahneye bakın şimdi 2 kişiyi kurtarmak 2000 aylağı hastaneden çıkartıyorsunuz. Bu arada aylakların sürü halinde gezdiğini ve nasıl yönlendireceğinize 1 gram bilmiyorsunuz. Buna rağmen hastaneye kadar getiriyorsunuz ve siz o 2 kişiyi, 2000 aylağa rağmen hastaneden çıkartıp gitmeyi planlıyorsunuz. Sadece alkışlıyorum plan ne kadar harika(!). O hastanedeki askerler ve hastalara ne olacak düşünen yok. Daha da ilginç olanı bu kadar karışıklık içerisinde Alicia ve Chris’e dönüp siz burada uslu uslu bekleyin diye arabanın yanında bırakıyorsununuz. Ebebeyinleri de ayrıca alkışlıyorum. Bu tutarsız davranışları yüzünden hastaneden nasıl kolayca  kaçtıklarını da pek sorgulamadım açıkcası. O arada askerlerin aylaklardan kaçmak yerine Alicia’a sarkıntılık etmesini gereksiz buldum ayrıca.

Alicia’nın Chris’le olan kıyafet değiştirme ve dondurma yalama sahnelerinden tiksindiğimi yazmadan geçemem.

Final sahnesinde Travis resmen Lisa’yı öldürme sekansından bahsetmem lazım. Duygusallık katmak için zorlama içi boş bir sahneydi. Hızlı geçildi ve Lisa ile Travis’in güzel günlerden bahsetmesini izlesek etkili bir sahne olabilirdi. En azından bende daha bir duygu seli oluşturabilirdi.

2. Sezonun en azından başlangıcının denizde olacağını final sahnesi bize belli etti. Bakalım 2. sezonda her The Walking Dead izleyicisinin sorduğu gemiye binseler veya bir adaya gitseleler ne olur sorusunun cevabını Fear Waking the  Walking Dead izlerken alabilecek miyiz? Ben umutlu değilim açıkcası dizi bu tonda devam edecek olursa her bölümün inceleme ve yorumlamasını yazmaktan ziyade 2. sezon sonunda tek bir yazı ekleyebilirim.

Check Also

Pokemon GO Geliştiriciye Ne Kadar Kazandırdı

Pokemon GO mobil oyunu yayınlandığı andan itibaren, dünya çapında büyük bir ilgi gördü. Gerek mağaza …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir